Mikrobiyolojik Ekim Yöntemleri

Mikrobiyolojik Ekim Yöntemleri


Genel Bilgiler



1. Besiyeri nedir?
Besiyerleri (besi ortamı, ortam, vasat, kültür ortamı, kültür vasatı, kültür besiyeri) mikroorganizmaların geliştirilmesi için formülize edilmiş ortamlardır. Bunlar,mikroorganizmaların geliştirilmesi, izolasyon, identifikasyon, sayım, duyarlılık testleri, sterilite testleri, klinik örneklerin incelenmesi, gıda, su ve çevre kontrolleri, biyolojik ürünlerin elde edilmesi, antibiyotik ve vitamin analizleri, endüstriyel analizler vb. gibi çok farklı amaçlara yönelik olabilir.

2. Besiyeri Hazırlama Şekilleri
Besiyeri bileşimine giren maddeler ayrı ayrı tartılır, ya da hazır dehidre besiyeri doğrudan tartılarak su içinde çözülür. En basit olarak; Nutrient Broth’un bileşimi litrede 5 gram pepton ve 3 gram et ekstraktı şeklindedir. Besi yeri tartılıp sulandırıldıktan sonra pH sı kutu üzerinde yazılan bilgilere göre ayarlanır. Uygun şartlarda otoklavda steril edilir. 121 oC’da 15 dakikada,

Otoklav veya ısıl işlem ile sterilizasyon sonrası besiyerleri çoğunlukla Petri kutularına dökülerek kullanılır. Besiyeri dökülmeden önce, homojenliğinden emin olmak için çalkalanmalıdır. Besiyerleri, her zaman erlen gibi büyük kaplarda sterilize edilir ve sterilizasyon sonrası steril Petri kutularına aseptik koşularda dökülür.

Petri kutularına dökülecek besiyeri miktarının “en az 2–3 mm” olması önerilmektedir. Bu da yaklaşık 12,5 mL’ye denk gelmektedir. (Yani 100 mL lik besiyeri 8 Petri kutusuna dağıtılır).

Agarlı besiyerinin dökme sıcaklığı, otoklav sonrası besiyerinin yaklaşık 45 oC’a soğutulması ve bu sıcaklıkta Petri kutularına dökülmesidir. Yüksek sıcaklıklarda dökme, Petri kutusunun kapağı içinde aşırı su yoğunlaşmasına yol açar. Ayrıca yüzey kurutması daha uzun zaman alır. Besiyeri döküldükten sonra Petri kutuları yatay bir zeminde soğumaya ve katılaşmaya bırakılır.

Kurutma:
Petri kutularına dökülmüş agarlı besiyerlerinde yüzeyin ıslak olması istenmez. Islak yüzeylerde hareketli bakteriler yayılıcı tip koloni oluştururken, hareketsizler olduklarından daha büyük koloni meydana getirir ve yanlış değerlendirmelere neden olur.

Tersine olarak, aşırı kurumalar da olumsuz sonuç verir. Koloniler aşırı kurumuş bir besiyerinde normalinden daha küçük boyut oluşturacakları için yine hatalı değerlendirmelere neden olur.

Kurallara uygun olarak Petri kutularına dökümde yüzey hafif nemli olur. Öze ile sürme gibi bir çalışma yapılacaksa, kurutma özellikle yapılmalıdır. Besiyerinin kurutma gerektirip gerektirmediği basit olarak yüzeyde su damlacıklarının görülmesi ile anlaşılır.

Dökümden sonra besiyeri yüzeyinin kurutulması 2 farklı yöntem uygulanabilir.
Çabuk kurutma yönteminde: kuruma hızlı olur, ancak kontaminasyon riski yüksektir. Çabuk kurutma sadece acil durumlarda uygulanmalıdır. Kuru hava sterilizatörlerinde kurutma sırasında sıcaklığın 50 oC’da tutulması hızlı bir kuruma sağlar. Ancak bu uygulamada besiyerinin aşırı kuruma riski de vardır.

Geç kuruma yöntemi: düşük kontaminasyon riski sağlar. Prensip olarak benimsenen şekil güvenli kurutmadır. Kurutma, mutlaka temiz ve serbest hava akımı olmayan yerlerde yapılmalıdır. Steril hava akımı ile çalışan aşılama kabini (Laminar air flow), sterilizasyon amacıyla kullanılan ve kurutma sırasında çalıştırılmayan etüvler (kuru hava sterilizasyon fırını) ve UV lamba ile sterilize edilen kabinler kurutma için kontaminasyon olmaması açısından en güvenilir yerler arasındadır.

Besiyerleri hazırlanırken amaç, hedef organizmanın gelişmesini optimize edecek konsantrasyonlarda gerekli besin maddelerinin dengelenmiş karışımını sağlamaktır. Bütün besin öğelerini oldukça fazla miktarda sağlayarak, olabildiğince zengin bir besiyeri yapma yaklaşımı ile optimal besiyeri elde edilemez. Örneğin, aminoasitlerin dengelenmemesi ve bir amino asidin fazla olması, ilişkili bir amino asidin gelişme için kullanımını baskılayabilir. Glikoz dahil olmak üzere tüm besin öğeleri, konsantrasyonları arttıkça baskılayıcı etki yaparlar.

Besiyeri bileşimine giren maddeler gelişme açısından;
 

a)Gelişme için gerekli olanlar, 
b)İnhibitörler, 
c)Diğerleri olmak üzere 3 gruba ayrılabilir. Gelişme için gerekli olan maddeler doğrudan mikroorganizmaların beslenme şekilleri ile ilgilidir ve besiyeri içinde bir anlamda zorunlu olarak bulunur. İnhibitörler ise gelişmesi istenmeyen mikroorganizmalar için gerektiğinde selektif besiyerlerine ilave edilir. Bunların dışında yine gerektiğinde indikatörler, jelleştiriciler vb. pek çok madde de besiyeri bileşimine girer.


Depolama
Kapağı açılmış besiyerleri ve besiyeri bileşenleri kuru, karanlık ve serin bir yerde saklanmalıdır. Toz haldeki besiyeri ve bileşenleri için en büyük tehlike bunların nem almasıdır. Orijinal ambalaj kapağının açılmasından sonraki raf ömrü, saklama koşullarına doğrudan bağlıdır.

Laboratuvarda hazırlanmış çözeltilerin pek çoğu ışığa duyarsızdır ve soğukta saklanması gerekmez. Buna göre tercihen cam çözelti şişelerinde ve oda sıcaklığında depolanabilirler.
Işığa duyarlı olan çözeltilerin amber renkli şişelerde depolanması gerekir. Benzer şekilde bazı çözeltiler buz dolabında korunmalıdır.

Besiyerleri katkı ilave edilmemiş olmak kaydı ile buzdolabında en çok 3 ay, oda sıcaklığında en çok 1 ay süre ile depolanabilir.

3. Besiyeri çeşitleri

a. Genel Besiyerleri
Herhangi bir inhibitör madde içermeyen, besin maddelerince yeterli veya zengin, herhangi bir mikroorganizma grubunun gelişmesini özel olarak desteklemeyen, bazı zor gelişenlerin de dahil olduğu çok sayıda mikroorganizmanın gelişmesini sağlayan besiyerleridir.

Bu grupta değerlendirilen besiyerleri genel olarak bakteriler için kullanılır. Bununla beraber, bu besiyerlerinde maya ve küfler de gelişebilir. Genel besiyerleri başlıca toplam mezofil aerob bakteri sayımı, toplam psikrofil aerob bakteri sayımı, bozulma ya da hastalık etmeninin ön izolasyonu gibi amaçlar için kullanılır. Buna göre;

Toplam mezofil aerob bakteri sayısından kasıt 28–30 oC’da (kimi kaynaklara ve amaca göre 35–37 oC’da) gelişebilen aerob bakterilerin sayısıdır. #-Günlük kullanımdaki bakterilerin aktifleştirilmesi, basit olarak korunması vb. amaçlarla da genel besiyerleri yaygın olarak kullanılır. Tüm bakterilerin geliştirilebileceği nitelikte bir besiyeri yoktur.

Genel besiyerleri, inkübasyon koşullarının değiştirilmesi ile psikrofillerin, termofillerin, mikroaerofillerin, aerotolerantların ve özel inkübasyon koşullarının sağlanması ile kısmen anaerobların geliştirilmesinde de kullanılır. Gıda mikrobiyolojisi açısından ele alındığında, Plate Count Agar, Nutrient Agar ve Nutrient Broth, CASO (Tryptic Soy) Agar ve CASO (Tryptic Soy) Broth en sık kullanılan genel besiyerleri içinde yer alırlar. Ayrıca, Brain–Heart (Infusion) Broth ve Brain–Heart Agar ile Tamponlanmış Peptonlu Su da genel besiyeri olarak değerlendirilir. Kanlı Agar ise, basit bileşimli bir genel besiyerine kan ilavesi ile hazırlanır.

b.Selektif Besiyerleri

Selektif besiyerleri, karışık bir mikrobiyel floradan gelişmesi istenmeyen mikroorganizmları baskılamak, gelişmesi istenenleri minimum düzeyde olumsuz etki yapmak üzere formülize edilir. Bu amaçla genellikle çeşitli inhibitör maddeler kullanılır.

İnhibitörlerin konsantrasyonu ile baskılanması hedeflenen mikroorganizmaların cins ve türlerine göre değişmek üzere, selektif besiyerleri bunlar için zayıf, orta veya yüksek selektivite gösterir. Yüksek selektivite gösteren besiyerleri, tek cins ya da türde mikroorganizma gelişmesine izin vereceğinden bu besiyerleri selektif izolasyon, selektif sayım ve hatta ön identifikasyon amaçları ile kullanılabilir.

Bununla birlikte, sadece bir tür mikroorganizmanın gelişebileceği selektivitede besiyeri örneği çok azdır. Bu gibi örnekler, gelişmesi istenen mikroorganizmanın belirli bir inhibitöre aşırı direnç göstermesi ile ilgilidir.

Cetrimide Agar ise pseudomonas için selektiftir. İçindeki Nişasta ve glutamat Pseudomonas ve Aeromonas türleri tarafından besin maddesi olarak kullanılır. İçerdiği Cetrimide ile rekabetçi florayı baskılar.

Baird Parker agar, Stafilacoclar için spesifik besi yeridir. İçindeki Lityum klorit, tellirüt refakatçi florayı baskılar.

TCBS (Tiosülfat sitrat bile sukroz) agar, Vibrio spp için spesifiktir. Bu besiyerindeki tiyosülfat, sitrat ve alkali ortam enterobacterlari, ox bile ve cholate enterococları baskılar.

TSC (Triptose sulfite sikloserin) Clostridium perfiringens gelişimini sağlar. İçindeki sikloserin refakatçi florayı baskılar.

Endo agar koliform bakteriler ve E coli için selektif besi yeridir. İçindeki sodyum sülfit, fuksin G(+) bakteri baskılar.

EMB (Eozin metilen blue) enterobactericea ve koliform grup bakteriler için spesifiktir. İçindeki metilen blue, eosin, yellowish boyaları G(+) bakteri başta olmak üzere rekabetçi florayı baskılar.

Sorbitol macConcey Agar E coli O157:H7 için spesifik besi yeri olup, içindeki safra tuzlar, kristal viyole, G(+) mikrobiyel florayı baskılar.

c. Zenginleştirme Besiyerleri

Karışık bir mikroflora içinde hedeflenen bir mikroorganizmayı geliştirmek, sayısını artırmak, hücrede olası hasarların giderilmesini sağlamak vb. amaçlarla kullanılan zenginleştirme besiyerleri, ön zenginleştirme besiyerleri ve selektif zenginleştirme besiyerleri olarak 2 alt gruba ayrılır.

Ön zenginleştirme besiyerleri genel olarak hasar görmüş (yaralanmış, stres altında) mikroorganizmaların aktivitelerini kazanmaları için kullanılan, bileşiminde inhibitör içermeyen, dolayısı ile aktivite kazanması istenen mikroorganizma yanında refakatçi mikrofloranın da gelişmesini sağlayan sıvı besiyerleridir. Buna göre “özel amaçla kullanılan genel besiyerleri” olarak da nitelendirilebilirler.

Bu besiyerlerine en tipik örnek, gıdalarda Salmonella aranmasına yönelik çalışmaların ilk aşaması olan ön zenginleştirmede kullanılan “Tamponlanmış Peptonlu Su” besiyeridir. Bileşimi 10 g/L et peptonu, 5 g/L NaCl ve 10 g/L fosfat tampon olan bu besiyerinde Salmonella yanında ortamdaki diğer bakteriler de kolaylıkla ve iyi bir şekilde gelişebilir.

Selektif zenginleştirme besiyerleri ise özel amaçla kullanılan selektif sıvı besiyerleridir. Selektif zenginleştirme aşamasında karışık kültür olarak bulunan bakterilerden gelişmesi istenmeyenler, çeşitli selektif inhibitörlerin kullanımı ile kısmen ya da tümüyle engellenir. Bunlara en tipik örnekler Listeria ve Salmonella aranmasında kullanılan besiyerleridir.

Ör: Rappaort Vasillialis Salmonella spp için spesifik besi yeridir. İçindeki malaşit yeşili ve MgCl2, Salmonella dışında bakterilerin üremesini baskılar.

EC broth fekal koliformlar ve E.coli için spesifik besi yeri olup içerdiği safra tuzları, ve yüksek inkubasyon sıcaklığı G(+) bakteri başta olmak üzere rekabetçi florayı baskılar.


Örnek Alma, Homojenizasyon ve Seyreltme

Örnek Miktarı
Pek çok ulusal ve uluslararası standart, analiz edilecek gıda miktarını 10 g (mL) olarak verir. Bu değer sadece sayım yapılacak analizler için geçerlidir. Patojenler genellikle 25 gram gıdada var/yok testi ile analiz edilir.

Kamu tarafından yapılan denetlemelerde 5 örnek ile çalışılma zorunluluğu vardır. Bunun nedeni, kamunun, analiz ettiği gıdayı, gıda yasalarına uyup uymadığı açısından denetlemesidir. Alınan örnek sayısının ilgili partiyi temsil etmesi ayrı bir sorundur ve genellikle partinin ne kadar homojen olduğu ile de yakından ilişkilidir.

A: Analize alınacak örnek sayısı,
B: M değeri taşıyabilecek en fazla örnek sayısı,
C: (n – c) sayıdaki örnekte bulunabilecek en fazla değer,
D: c sayıdaki örnekte bulunabilecek en fazla değer olarak tanımlanır.

Örnek: n= 5; c= 2; m= 5.000; M= 50.000 ise;

* (n) adet örnekten 2 adedinde (c) mikroorganizma sayısı en fazla 50.000 (M) olabilir.
* örnekten (n) geriye kalan 3 adedinde (n-c) mikroorganizma sayısı en fazla 5.000 (m) olabilir.
* örnekten (n) biri 50.000 değerini (M) geçerse parti reddedilir.
* örnekten 3 ya da daha fazlasında 5.000 (m) değeri geçilirse yine parti reddedilir. Çünkü, c= 2 olması gerekirken bu durumda 3 ya da daha fazla sonuç elde edilmiş olacaktır. Bu örnek genellikle toplam bakteri gibi genel kalite kriteri olan analizler için verilmiştir.

 n= 5; c= 1; m= 0; M= 9 ise;
5 (n) adet örnekten sadece 1 (c) adedinde en fazla 9 (M) mikroorganizmaya izin verilir ancak diğer sayımlar 0 olmalıdır. Bu sayının herhangi bir ya da daha fazla örnekte 9’dan fazla olması ve/veya 2 ya da daha çok örnekte 1–9 arasında olması halinde parti reddedilir. Bu örnek genellikle koliformlar gibi hijyen indikatörü analizleri için verilmiştir.

 n= 5; c= 0; m= 0; M= 0 ise;
5 adet (n) örneğin hiçbirinde aranan mikroorganizma bulunmamalıdır. Sayı önemli değildir, bir ya da daha fazla örnek pozitif olarak değerlendirilirse parti reddedilir. Bu örnek genellikle Salmonella, Listeria monocytogenes, E. coli O157:H7 serotipi gibi patojenlerin analizi için verilmiştir.

Homojenizasyon
Genellikle katı ve yarı katı gıdaların bir homojenizasyon çözeltisi içinde homojen hale getirilme işlemidir. Sıvı gıdalar zaten homojen bir dağılım gösterir. Burada homojenlikten kasıt, gıdadaki mikroorganizmaların analiz yapılacak tüm kütleye homojen olarak dağıtılmasıdır.

Homojenizasyon işlemi ister sayım, ister var/yok testleri amacıyla kullanılsın, genel olarak 1:9 oranında yapılır. Buna göre 1 kısım gıda 9 kısım çözelti ile homojenize edilir. Var/yok testlerinde ise, 1 kısım gıda 9 kısım besiyeri ile homojenizasyon işlemine alınır. Sayım yapılacak ise 1:9 oranında homojenizasyon, aynı zamanda 10–1 seyreltme olarak da kullanılır. Bu nedenle homojenizasyonda gıda ve homojenizasyon çözeltisinin miktarına özen gösterilmelidir.

Seyreltmede en yaygın kullanılan çözeltiler
* %0,85 NaCl (Serum fizyolojik, fizyolojik tuzlu su),
* peptonlu su (%0,1),
* peptonlu serum fizyolojik (%0,85 NaCl + %0,1 pepton),
* pepton–tuz (saline–peptone)”
* Tamponlanmış Peptonlu Su
* ringer çözeltisi (peynir ve süt ürünlerinde)
* Tween 80 (yağ oranı yükseklerde)
* Triton X 100 (Mayonez)

Homojenizasyon ve Seyreltme İşlemi
Gıdanın çeşidine göre değişmek üzere gıdada homojenizasyon ve/veya seyreltme yapılması gerekebilir. Homojenizasyon (ilk seyreltme) ve sonraki seyreltmeler, standart olarak 1:9 oranında yapılır. Bunun için başlangıçta 10 g gıda örneği 90 mL seyreltme çözeltisi ile homojenize edilir. Salmonella, E. coli O157:H7 serotipi ve Listeria analizinde ise 25 g gıda 225 mL besiyerine ilave edilir. İlk seyrelti (10–1) yapıldıktan sonra 10–2 ve 10–3 seyreltilere yine aynı seyreltme çözeltisi ile devam edilir.

Standart gıda analizlerinde daha fazla seyreltmeye gerek yoktur. Bu seyreltmeler steril 1 mL’lik pipet kullanılarak standart şekilde yapılır. Bu amaçla erlenden 1 mL alınıp, 9 mL seyreltme sıvısına aktarılır ve tüp karıştırıcıda karıştırılır. Bu şekilde 10–2 seyrelti elde edilir. Buradan bir başka steril pipet ile 1 mL alınıp diğer tüpe aktarılır ve yine mekanik tüp karıştırıcıda karıştırılır. Bu tüp ise 10–3 seyreltidir.

Mikroorganizma Analiz Yöntemleri

1. Katı besi yerinde kullanılan ekim yöntemleri
Katı besiyeri kullanılarak yapılan sayımın prensibi “her canlı hücrenin belirli bir inkübasyon sonunda 1 adet koloni oluşturması”dır. Bununla birlikte, canlı olduğu halde hasar görmüş ve gelişip koloni oluşturamayacak canlı hücreler de gıda maddesinde bulunabilir. Bu nedenle sayım sonuçları “sadece koloni oluşturabilenlerin” sayıldığını göstermek üzere “koloni oluşturan birim; kob (colony forming unit; cfu)” olarak verilmektedir. Katı besiyeri kullanılan standart yöntemler dökme, yayma ve damlatma olarak üç ana grupta ele alınır. Çizme plak yöntemi daha çok bakterilerin var /yok analizi ya da bakteri pasajlamak amacıyla kullanılır.


Dökme plak:
Bu yöntemde steril petri kutusuna analizi yapılacak sıvı gıda maddesinden doğrudan ya da uygun seyreltisinden 1 mL aktarılıp, üzerine donma sıcaklığının biraz üzerinde (yaklaşık 45 oC) agarlı besiyeri dökülür ve karıştırılır. Agar donunca Petri kutusu inkübasyona bırakılır. İnkubasyon sonunda koloniler sayılır. Sonuçlar 1 g veya 1 ml numune için hesaplanır. Ör: 102 dilüsyondan 1 ml ekim yaptığımız süt numunesinden petride 30 koloni saydık diyelim. 1 ml de sütte kaç bakteri vardır?
Koloni sayısı X sulandırma oranı X 1 hesabından; 30 x 102 X 1 = 3000 kob/g elde edilir.


Yayma plak:
Bu yöntemde ise, petri kutusuna önce agarlı besiyeri dökülür, katılaştıktan sonra sıvı gıda maddesinden doğrudan ya da uygun seyreltisinden 0,1 mL aktarılıp, “Drigalski spatülü” olarak adlandırılan cam çubuk ile yayılır. Gıdadaki mikroorganizma sayısı bu yöntemin kullanılabileceği kadar yüksek ise, dökme yöntemine tercih edilmelidir. Bu konuda, analiz edilecek gıdadaki mikroorganizma sayısı bağlayıcı olmakla beraber, laboratuvarın tercihleri de önemlidir. Ör: 102 dilüsyondan 0.1 ml ekim yaptığımız süt numunesinden petride 30 koloni saydık diyelim. 1 ml sütte kaç bakteri vardır? Bu kaç bakteriye denk geliyor. Koloni sayısı X sulandırma oranı X 10 hesabından; 30 x 102 X 10 = 30000 kob/g elde edilir. Hiç üreme yoksa <1.101 kob/g


Damla Plak:
Uygun dilusyonları yapılmış gıda numunesi (1 ml örnek +9 ml peptonlu su) daha önceden dökülüp katılaşmış besiyerine 50 μL (0.05 ml) damlatma yöntemi ile ekim yapılır. Bu yöntemin en büyük avantajı tek Petri kutusu üzerine 4–6 damla aktarılması, diğer bir deyiş ile, besiyerinden 4–6 misli tasarruftur. Ancak, kolonilerin sağlıklı bir şekilde sayılamaması nedeni ile hiçbir koşulda günlük analizde kullanılmaz. Zorunlu hallerde titre belirlenmesi için kullanılabilir. Ör: 102 dilüsyondan 0.05 ml ekim yaptığımız süt numunesinden petride 30 koloni saydık diyelim. 1 ml sütte kaç bakteri vardır? Bu kaç bakteriye denk geliyor. Koloni sayısı X sulandırma oranı X 20 hesabından; 30 x 102 X 20 = 60000 kob/g elde edilir. Hiç üreme yoksa <2.102 kob/g


Çizme plak:
Bu yöntem daha çok bakterilerin var /yok analizi ya da bakteri pasajlamak amacıyla kullanılır. Öze ile ekim yapılır.

2. En Muhtemel Sayı Yöntemi
Sıvı besiyeri kullanılan “En Muhtemel Sayı; EMS (Most Probable Number; MPN)” yöntemi anlaşılır. Bu yöntem, eski kaynaklarda “Kuvvetle Muhtemel Sayı; KMS” olarak da anılır. Yöntemin esası, ardışık 3 seyreltiden 3’er adet sıvı besiyerine 1’er mL ekim, inkübasyon sonunda tüplerin pozitif ya da negatif olarak değerlendirilmesi ile elde edilecek kodun, istatistik yöntemlerle elde edilmiş çizelgeden okunmasıdır.

Gıda örneği 1:9 oranında homojenize edilip (10–1), bundan standart yöntemle devam edilerek 10–2 ve 10–3 seyreltiler elde edilir. Her seyreltiden 3’er adet sıvı besiyerine ayrı ayrı 1’er mL aktarılır. Gıdada beklenen ya da hedef alınan sayıya göre ilk seyreltiden çift kuvvette hazırlanmış besiyerlerine 10’ar mL ekim yapılabilir. İnkübasyondan sonra bütün tüpler (+) ya da (−) olarak değerlendirilir. Bu, basitçe bulanıklık ve/veya gaz oluşumu ile yapılabileceği gibi, muhtemel pozitif tüplerden sıvı ya da katı besiyerlerine ekim yapılabilir.

EMS yönteminin uygulanışı ve kod kavramı:
Örneğin 1 mL’sinde 800 canlı hücre olduğu varsayılır ise 10–1 seyreltide mL’de 80; 10–2 seyreltide mL’de 8 ve 10–3 seyreltide mL’de 0,8 adet bakteri olacaktır. mL’de 0,8 adet bakteri olmasının anlamı 1 mL’de 1 adet bakteri bulunma olasılığının %80 olmasıdır. Buna göre bu tüpten yapılan ekim %80 olasılıkla (+) ve %20 olasılıkla (−) sonuç verecektir. Benzer şekilde 10–4 seyreltiden yapılan ekimde %8 olasılıkla (+) ve %92 olasılıkla (−) sonuç alınır. Daha sıklıkla beklenildiği gibi 10–3 seyrelti pozitif ve 10–4 seyrelti negatif sonuç verirse, analiz edilen örnekte 1.000 ile 10.000/mL arasında bakteri olduğuna karar verilir, oysa sadece 800
adet/mL bakteri vardır. Bu nedenle sonuçlar, yarı kantitatif yaklaşımla verilmez.

Her seyreltiden 3’er tüpe ekim yapıldığına göre bu 3 tüpün kaç adedinde (+) sonuç alındığı sayılır ve bu şekilde kod elde edilir. Kod, ardışık 3 seyreltinin (+) değerleridir.
Diğer bir deyiş ile eğer 100 ; 10 0, 10–1 ve 10–2 serisi alınırsa kod 3 3 3
Eğer 10–3 ; 10–4 ve 10–5 serisi alınırsa bu kez kod 2 0 0 olmaktadır.

Tüplerin Değerlendirme Kuralları
EMS yönteminde her tüpün pozitif ya da negatif olarak değerlendirilmesi esastır. Buna göre tüplerin değerlendirilmesi, kullanılan besiyeri ve analiz yöntemine göre birbirinden çok farklı şekillerde yapılır. Aşağıda Şekil 6 da verilen örnek incelenirse ardışık 4 seyreltiden ekim yapılmış, koliform grup için 3 3 2 1 şeklinde muhtemel pozitif sonuç elde edilmiş, sadece pozitif sonuç veren tüplere doğrulama testi yapılmış ve bu kez 3 3 1 1 şeklinde sonuç elde edilmiştir. Doğrulanmış koliform tüplerinde ise E. coli varlığı araştırılmıştır.

Doğrulanmış koliform sayısı dikkate alındığında 100 serisinden başlanırsa 3 3 1 kodu karşılığı sonuç 46 EMS/mL iken, 10–1 seyreltiden elde edilecek sonuç 3 1 1 kodu karşılığı 75 EMS/mL’dir. Çizelge 06’ya göre gerek 3 3 1 gerek 3 1 1 kodu “1” kategorisi ile değerlendirilse de ardışık seride seçim kuralına göre 3 3 1 değil, 3 1 1 serisi esas alınır ve sonuç 75 EMS/mL olarak verilir. Benzer durum E. coli için de geçerlidir ve 2 1 0 kodu karşılığı olarak sonuç 1,50 EMS/mL olarak verilir.

Vet. Hek. M. Zeki

Öğrenme serüvenimiz asla bitmeyecek, öğrenmek için öğrenci olmaya devam...

Bir Cevap Yazın

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.
%d blogcu bunu beğendi: