Kanatlı Hayvan Hastalıkları Genel Bilgiler

Kanatlı Hayvan Hastalıkları Genel Bilgiler

Kanatlı sektörüile ilgili genel bilgiler 1930 Merkez Tavukçuluk Enstitüsü
1952 Saf ırkların ilk kez ithal edilmesi
1963Damızlık (Parentstock) ithali
1970-Yatırımlardaartma
1990-Modernizasyon

Kanatlı sektöründe son 30 yıllık süreçte,özellikle broylersektöründeki gelişimi rakamlarla açıklamak mümkündür.

Tavuk eti tüketimi (kg/kişi)
1980-811.7 kg
 1996-98 9.7 kg
200513-14 kg5
Yıllar ToplamTavuk EtiÜretimi (Ton) ÜretimArtışı (%) Ülke Nüfusu (Yaklaşık x1000)Kişi Başına Tavuk Eti Tüketimi(kg/yıl)
1990 216.759 56.203 3,85

1991 238.764 10,15 57.305 4,17
1992 288.285 20,74 58.401 4,95
1993 368.668 27,88 59.491 6,18
1994 311.347 -15,55 60.576 4,94
1995 417,539 34.11 61.060 6.76
1996 553,540 32.57 61.685 8.89
1997 616,589 11.39 62.610 9.77
1998 619,849 0.53 63.550 9.67
1999 657.020 6,00 64.503 10.23
2000 764.488 16,36 65.471 11.68
Türkiye’de 1990-2000 yılları arasında kanatlı eti üretim ve tüketim miktarları Besd-Bir6

Yumurta tavuğu üretiminde beklenen iyileşmenin olmamasının nedenleri arasında;
 Belirli dönemlerde yaşanan ekonomik zorluklar
Üretim maliyetinin yüksek olması
Yumurta sanayiinin geliştirilememesi
Üretim ve tüketimin düşmesi

Türkiye’de yumurta üretim ve tüketim değerleri
99 6.695 1998133 9.056 1998106 7.136 1997156 9.782 1996166 10.269 1995Kişi başına tüketim(adet/yıl) Yumurta üretimi(milyon adet)Yıl Besd-Bir7

Kanatlı sektörünün temel problemleri
Türkiye’de kanatlı üretimini etkileyen ve üzerinde yoğun çalışma yapılması gereklikonular:
1.Yüksek verimli hibritdamızlıklar
2.Yem hammaddeleri
3.Aşı, ilaçve yem katkıları
4.Sağlık problemleri ve ürün kalitesi8

1-Yüksek verimli hibritdamızlıklarTavukçuluk sektörünün gelişmesinde en önemli faktör
Türkiye’de hibritdamızlık elde etme çalışmalarıyapılıyor ancak yeterli değil
Özel sektörün katkısı ile başarı elde edilebilir

Broilerdamızlık ithali (adet)
 20013.981.563
 20024.148.4789

2-Yem hammaddeleri
Türkiye’de yeterli yem hammaddesi üretilememektedir
Kanatlı populasyonuher geçen yıl artarken yem
hammadde üretiminde beklenen artış yok
Üretim maliyetinin en önemli bileşeni yem
Broylersektöründe üretim maliyetinin %70’i
Yumurta tavukçuluğunda %85’i yem
Broylersektöründe yem dönüşüm oranları 1.6-1.7
civarında10

3-Aşı, ilaçve yem katkıları
Yerli aşı üretimi ve kullanımı giderek azalmaktadır
„Üretilen aşılar
Canlı (ND, Marek, IB, AE, IBD)
İnaktif(ND)
Aşıların etkinliği ile ilgili çalışmalar yeterli değil
Hastalık problemlerinin çözümüiçin kullanılan ilaçların tamamına yakını ithal
Yem katkılarının büyük bir bölümü ithal11

4-Sağlık problemleri ve ürün kalitesi
Kanatlı hayvan hastalıkları iki farklı yönden değerlendirilebilir.
Kanatlı sağlığını etkiyenler
İnsan sağlığını etkileyenler
Dünyada görülen hastalıkların çoğu ülkemizde de görülmekte
Kanatlı yetiştiriciliğinin yoğun yapıldığı bölgelerde bulaşıcı hastalıklara bağlı problemler daha yoğun
Koruyucu programların uygulanması
Ürün kalitesini sağlamada kalite kontrol sistemlerinin uygulanması
HACCP
GMP12
Hastalıkların teşhisi saha koşullarında veya
Laboratuvarlarda yapılmaktadır ve bu aşamadan sonra gerekli tedavi uygulanmakta ve/veya koruyu önlemler alınmaktadır.
Ancak hastalık çözüldükten sonra hastalıkla ilgili detaylı araştırmalar genellikle devam etmemektedir. Bu durum, özellikle epidemiyolojik bilgilerin sağlanmasında eksikliğe neden olmaktadır.
Hastalıkları teşhisi için uygun örnekleme,teşhis Kadar önemli bir faktördür. Uygun örneklemeYapıldıktan sonra laboratuva gönderilen materyallerAşağıdaki yöntemlerle incelenirler.13

TeşhisYöntemleri
1. BakteriyolojikYöntemler
2. VirolojikYöntemler
3. MikolojikYöntemler
4. ParazitolojikYöntemler
5. HistopatolojikYöntemler
6. ToksikolojikveKimyasalAnalizler
7. SerolojikYöntemler
8. Moleküler Yöntemler 14

SerolojikYöntemler
Aglütinasyon
Hemaglutinasyon
Hemaglutinasyon İnhibisyon
Presipitasyon
Nötralizasyon

İşaretlenmiş antijen ve antikorlarla yapılan testler
İmmunofluoresans
Radio-immunoloji
İmmuno-enzimoloji15

MolekülerYöntemler
Protein analizi
Elektroforez(SDS-PAGE)
İmmunoblot(Western blotting)
Nükleikasitanalizi
Hibridizasyonteknikleri
Polimeraz zincir reaksiyonu(PZR; Polymerase Chain Reaction)
Reverse transkripsiyon-PZR (RT-PZR)
Restriksiyon enzim analizleri (PZR/RFLP, RT-PZR/RFLP)16

Moleküler Yöntemlerin Bazı Avantajları
Konvansiyonel teşhis yöntemleri bazı sorulara açıklama getiremez. Örneğin;
Aynı işletmede farklı zamanlarda görülen aynı hastalık vakalarında etkenlerin aynı olup olmadığını ayıramaz,
Bulaşma kaynaklarını belirlemek zordur,
Farklı zamanlarda ve farklı bölgelerde benzer klinik bulgulara sahip hastalıkların etkenleri arasındaki benzerlikler ve/veya farklılıklar belirlenemez,
Bir enfeksiyona karşı aşılamayı takiben görülen infeksiyon aşı suşundan mı yoksa diğer suştan mı oluştuğu ortaya konulamaz,
Bakteriyel bir infeksiyon sonrasında antibiyotik tedavisini takiben oluşan aynı türe bağlı infeksiyonda izole edilen etken tedaviden önceki etken mi yoksa farklı bir suş mu olduğu klasik yöntemlerle belirlenemez.17

Hastalık problemlerine yaklaşım
Populasyon sayısında artışa paralel olarak sağlıkproblemleride artmaktadır
Dünya’da yaygın olarak görülen problemler Ülkemizde de görülmektedir
Hastalıkların teşhisi yapılabilmektedir
Koruyucu önlemler alınmasına karşın zaman zaman Yetersiz kalmakta
Epidemiyolojik çalışmalara yeterince
değerlendirilememekte
Günlük çözümler yerine kalıcı vesürekliçözümlemelerüzerindedurulmalı18

Sağlık problemleri ve ürün kalitesi konularında eğitim programları
Hastalıklarının etiyolojileri ve epidemiyoloji ile ilgili bilgilerin sağlanması
Teşhisle ilgili özel kuruluşlar/laboratuarlar desteklenmeli
Araştırma kurumlarının araştırma-geliştirmeye yönelik çalışmaları desteklenmeli
Sanayi-üniversite işbirliğinin arttırılması, gerekli olan desteğin ve bilgi akışının sağlanması
Teknik personel eğitimine önem verilmesi 19

KANATLI HAYVANLARIN SAĞLIĞINI KORUMA VE HASTALIKLARLA SAVAŞTA 
UYGULANAN ANA PRENSİPLER

Kanatlı hayvan yetiştiriciliğinde amaç kazançtır.
Kazancın beklenilen düzeye ulaşabilmesi, işletmelerde yetiştirilen hayvanların normal gelişmeleri ve belirli bir süreçiçinde verimlerini devam ettirmelerine bağlıdır.
İşletme düzeyi ve işletme kapasiteleri ne olursa olsun, sağlıklı yetiştirme için bazı temel prensiplerin tam olarak yerine getirilmesi zorunludur.

Bu temel prensipler:20
1- İşletmelere yeni alınacak hayvanların sağlıklı olmaları,
2- Barınakların işletme amacına uygun olması,
3- Hayvanların iyi bakımı ve hayvanlarıiyi beslemedir.21

KÜMES HİJYENİ
Kanatlı hayvanların sağlıklı yetiştirilmeleri için kümes hijyenine dikkat edilmesi gerekir. Kümes hijyeni, hayvanların sağlıklı gelişebilmeleri için kümeste en uygun koşulların sağlanmasıdır. Altlık ve kullanılan malzemenin temizliği, kümes sıcaklığı, rutubet oranı, havalandırma ve aydınlatma kümes hijyeninde dikkate alınan hususlardır.22

Kümeslerin temizliği
Modern tavuk ve hindi yetiştiriciliğinde allin-allout (civcivden başlayıp, verim sonuna kadar bakım) yöntemi kümes temizliğinin iyi yapılmasını gerektirir. Hayvanlar ticari ömürlerini tamamladıktan sonra kümesler boşaltılınca hemen kümes temizliği ve dezinfeksiyon yapılmalıdır
Etçi tavuk ve hindi yetiştiriciliğinde altlık her dönem bitişinde değiştirilmeden gerekli düzeltmeler yapılarak yeniden kullanılabilir. Etçi tavuk yetiştiriciliğinde aynı altlık 2-3 kez kullanılabilir. Hindi yetiştiriciliğinde aynıaltlık birkaçkez kullanılmaktadır. Altlıkların tekrar kullanılmadan önce bakımları yapılır. Islak ve bozuk olan yerler çıkarılır ,eksik yerlere yeni altlık konulur ve düzeltilir.23

Kümes sıcaklığı, rutubet, havalandırma ve aydınlatma
Modern tavuk yetiştiriciliği ve hindi yetiştiriciliğinde kullanılan yarı kontrollükümeslerde sıcaklık, rutubet, havalandırma ve aydınlatma çok iyi kontrol edilmektedir.
Kanatlı hayvan yetiştiriciliğinde kümes temizliği kadar sıcaklık, rutubet, havalandırma ve aydınlatma da sağlıklı yaşam için gereklidir.
Kanatlı yetiştirilen bütün barınaklarda uygun olan hijyenik koşulların sağlanmasına çalışılmalıdır.24

1-Kümes sıcaklığı:
Kümes dışı iklim ne olursa olsun, kümes içinde hayvanların rahat edecekleri sıcaklığın sağlanması zorunludur.
Kanatlı hayvanlarda tür ve hayvanların yaşlarına göre olmasıgereken sıcaklıklar farklıdır.
Tür ve hayvan yaşına göre kümes sıcaklığı ayarlanmalıdır.
Kümesin çok soğuk olması halinde de hayvanlarda üşüme görülür, hayvanların sağlıkları bozulur. Kümes içi sıcaklığın düşük olması halinde, hayvanlar vücut ısılarını normalde tutabilmek için fazla yem tüketmek zorunda kalırlar.
Kümes içi sıcaklığın gerektiğinden yüksek olması halinde ise beden ısısı atılmadığı için hayvanlar strese girer, sağlıklarıbozulur. Gelişmeleri gecikir ve yüksek verim için gerekli olan yemi yeterince tüketemezler ve verim azalır.
Kanatlı hayvanlar için uygun olan en düşük ve en yüksek sıcaklık dereceleri arasındaki sıcaklık aralığına rahatlık (comfortzone) denilir.25

2-Kümeste rutubet : 
Sıcaklık derecesi ‘rahatlık alanı’ sınırları olan bir kümeste rutubet değeri yaklaşık olarak %60-65 RH (relatifhumidity)dır. Bu RH değeri ideal kabul edilir.
Kümeste RH değerinin %40-72 arasında olmasıtavukların rahat yaşamaları için yeterlidir. Ancak bu RH değerleri, kümes sıcaklığının ‘rahatlık alanı’nın da olması halinde uygundur. Kümes sıcaklığının fazla sıcak ve fazla soğuk olduğu zamanlar, RH değerine dikkat edilmesi, uygun RH değerinin sağlanmasıgerekir.26

3-Kümeste havalandırma :
Kümeslerde havalandırma mutlaka yapılmalıdır.
Kümeslere hayvanlar konulduktan sonra hayvanların aktiviteleri ile kümes içi hava değişir. Bu değişiklikler genellikle hayvanların rahatını bozan, strese neden olan değişikliklerdir.
Kümes sıcaklığının düşmesi, yükselmesi, rutubetin artması, amonyak ve karbondioksit gazlarının birikimi, dışkı ve altlıkta oluşan kokular, havanın çeşitli mikroorganizmalar ile kontamineolması ile hayvan sağlığı etkilenir. Gelişme durur ve verim azalır. İnfeksiyonlardaha sık görülür.27

4-Kümeste aydınlatma :
Kümeslerin aydınlatılması, kanatlı hayvan yetiştiricilerinin önemle üzerinde durdukları bir konudur. Kanatlı hayvanların aydınlık gereksinimleri ve uygulanacak aydınlık gücüişletme şekillerine, yetiştirilen kanatlı hayvanlara göre değişir. Her kümes ve yetiştirme özelliğine göre uygun olan aydınlatmanın belirlenmesi teknik bir konudur.
Kümeslerin aydınlatılması için değişik yöntemler geliştirilmekte ve önerilmektedir. Önerilerin çok değişik görünmesine karşın dikkate alınan prensipler hepsinde aynıdır. Bu prensipler aydınlatma süresi ve aydınlatma gücüdür.28
a. Aydınlatma süresi:
Etçi tavuk yetiştiriciliğinde genellikle benimsenen yöntem, civcivlerin ilk günden itibaren her gün 23 saat aydınlıkta tutulmasıdır. Işıklar günde bir saat söndürülür. Bir saat karanlıkta tutulma, civcivlerin karanlığa alışmalarını sağlamaktadır.
Yumurta tavuklarına, civcivlik döneminde 24 saat aydınlatma ile başlanır.
Aydınlatma her gün 1/2 saat veya 1 saat kadar azaltılır. Aydınlatma 13. günde 10 saate kadar indirilir. 13-20. günler arasında 10 saatlik aydınlatma uygulanır. 20. günden itibaren aydınlatma her gün 1/2 saat arttırılır. 34. günde 17 saatlik aydınlatmaya ulaşılır ve bundan sonraki günlerde 17 saat aydınlatmaya devam edilir.
Damızlık hindiler için aydınlatma süresi farklıdır. Besiye alınan hindiler günde 14-17 saat aydınlatılırlar. Damızlık dişi ve erkek hindilere de bu aydınlatma uygulanır.29
b. Aydınlatma gücü:
Aydınlatma gücükümesteki hayvanların aktivitelerini etkiler. Işık gücünün belirlenmesi uzmanlara bırakılmalıdır.
Yoğun yetiştirmelerde, günlük civcivlere, etraflarını ve yem kaplarını tanımaları ve öğrenmeleri için en yüksek aydınlatma gücüolan 20 mum/m2 uygulanır.
En yüksek aydınlatma gücüile aydınlatma üçhafta devam eder. Sonra aydınlatma gücüen az olan 5 mum/m2 aydınlatmaya geçilir. 20. haftaya kadar en az aydınlatma gücünde aydınlatma uygulanır. 20. hafta aydınlatma gücü7 mum/m2’ye yükseltilir. Bir hafta süren bu aydınlatmadan sonra, her 2-3 haftada aydınlatma gücü1-2 mum/m2 arttırılarak 42. haftada en yüksek aydınlatma gücüne (20 mum/m2) yükseltilir ve bu aydınlatmaya devam edilir.
Aydınlatma gücü ışık ölçer ile kontrol edilmelidir. Ancak bu kontroller uzmanlarca yapılmalıdır. Pratik olarak yetiştiricilerin yapmaları gereken ampullerin üzerindeki tozların sık sık temizlenmesidir.30

KANATLI HAYVANLARDA HASTALIK NEDENLERİ
Kanatlı hayvanlarda hastalıklar, diğer hayvanlarda olduğu gibi bazı organ ve dokuların normal fonksiyonlarını yapmaması sonu ortaya çıkarlar.
Kanatlı hayvan yetiştiriciliğinde sağlıklı yaşam, gençlerde gelişme ve yetişkinlerde iyi verim işletme ekonomisinin temelidir.
Hastalık halinde kanatlı hayvanlarda yem tüketimi azalır, tüketilen yem iyi değerlendirilemez. Gelişme aksar, verim düşer ve ölümler görülür.
Kanatlı hayvanlarda hastalıklar yetiştiricinin fark edemeyeceği veya önemsemiyeceği kadar hafif bozukluklar olabilir ve sorun olmaz. Ancak bazı hastalıklar kümes içinde pek çok hayvanı etkileyebilir. Hastalık tavuklar arasında hızla yayılır. Hastalanan hayvanlarda belirgin klinik belirtiler ortaya çıkar, verim azalır ve yüksek oranda ölümler görülebilir. Böyle hastalıların çıkışı sonu ekonomik kayıplar çok yüksek olmaktadır.
Kanatlı hayvanlarda görülen hastalıklar enfeksiyözolmayan ve infeksiyözhastalıklar olarak iki ana grupta incelenir.31

İnfeksiyözolmayan hastalıklar
Bu grup hastalıkların nedenleri beslenme bozuklukları, bakımda yanlışlıklar ve özellikle gerekli hijyenin olmamasıdır.
Ayrıca son yıllarda kanatlı hayvanlarda genetik bozukluklara bağlı sorunlar da sık sık görülmektedir.

İnfeksiy infeksiyöz hastalıklar
İnfeksiyözhastalıklar, hastalık sorunlarının büyük bir bölümünü oluşturur.
İnfeksiyöz hastalıklar, patojen bakteri, virus ve mantar infeksiyonları ile paraziter hastalıklardır.
İnfeksiyöz hastalıkların çoğu bulaşıcıdır.
Bakteriyel infeksiyonlardan pullorumv e kanatlı tifosu damızlık işletmelerde uygulanan pullorumtesti ve gereken önlemlerin alınması ile kontrol altına alınmıştır. İnfeksiyöz koriza ve tavuk kolerası gibi bazı infeksiyonlarçok seyrek görülmektedir. Ancak E.coli infeksiyonları, paratifolarve mikoplasmainfeksiyonları çok yerde kanatlı hayvan sağlığını etkilemektedir.
· „ Viral infeksiyonlardan çok yaygın olan Newcastle hastalığı etkili aşılı ve uygulanan aşı programları ile kontrol altında tutulabilmektedir. Tavukların infeksiyözbursalhastalığı, Marekhastalığı ve infeksiyözanemisi son yıllarda bir çok ülkede etçi ve yumurta tavuklarını etkilemiş ve kontroluzor salgınlar halinde seyretmiştir. Ayrıca tavuklarda infeksiyözbronşitis, influenzainfeksiyonları, yumurta verim düşüklüğü(EDS-76) ve reovirusinfeksiyonları da zaman zaman dikkati çekecek sorunlar yaratmakadır.33
İnfeksiyözhastalıkların bir bölümübulaşıcıdeğildir. Streptokok ve stafilokok infeksiyonları bireylerde görülür diğer hayvanlara bulaşmazlar. Ancak uygun olmayan koşullarda yetiştirilen kanatlılarda hasta sayısı artabilir ve ekonomik kayıplara yol açabilir.

İnfeksiyöz hastalıkların çıkışında iki önemli faktör etkili olmaktadır.
Bu faktörlerden birincisi infeksiyonakarşı duyarlıhayvanların varlığıdır.
İkinci faktör de infeksiyözetkenlerdir. 34
Kanatlı hayvanların hemen hepsi, normal koşullarda çeşitli infeksiyözetkenlere karşıduyarlıdır. Maternal antikorlar spesifik olarak, belli infektifetkenlere karşı civcivleri koruyabilir. Kazanılan pasif bağışıklığın civcivleri belli infeksiyonlarakarşı koruması da en fazla 3-4 haftadır. Civcivler bu süre sonunda infeksiyöz etkenlere de duyarlı olurlar.
Kanatlı hayvanlar çevrede sorun olan infeksiyözhastalıklara karşı aşılanarak, her bir hastalığa karşı bağışık hale getirilebilir. Aktif kazanılan bağışıklık düzeyi yeterli olduğu süre boyunca hayvanlar bu infeksiyonlarakarşı korunabilirler.35
İnfeksiyöz hastalıkların çıkışında ikinci faktör, infeksiyözetkenlerin varlığıdır.
Kanatlı hayvanlarda görülen infeksiyözhastalık etkenleri doğada çok yaygındır. Çağımızın hızlı ulaşım olanakları da bu yaygınlığıartırmakta, bir ülkede görülen bir hastalık kısa bir süre içinde çok uzak ülkelerde de görülmektedir. Hastalık etkenleri kümes ve işletmelere çeşitli yollarla ulaşır ve infeksiyonları oluştururlar.
Bulaşıcı infeksiyözhastalıklar kümes içinde duyarlı hayvanlarda hızla yayılır, hastalık diğer kümesler ve işletmelere sıçrayarak salgın halini alabilir.
İnfeksiyözhastalıkların çıkışında infektifetkenin virulansı, yoğunluğu ve bulaşma yolu da ayrıca etkili olmaktadır.
Kümes içindeki infektif etken sayısı da salgınların çıkışını etkiler.
Hastalık çıkan kümeslerden hastaları, ölüleri ve portör olanlarımutlaka uzaklaştırmak gerekir. Hastalık çıkan kümeslerde iyi bir temizlik ve etkili bir dezenfeksiyon ile infektifetkenler yok edilmeye veya sayılarının azaltılmasına çalışılır. İnfeksiyözetken sayısının fazla olduğu kümeslerde infeksiyöz hastalık çıkışı daha çok görülür.36

İnfeksiyon kaynakları
İnfektehayvanlar:
İnfeksiyondanölen hayvanlar:
Portör hayvanlar:37

İNFEKSİYÖZ ETKENLERİN VÜCUDA GİRİŞ YOLLARI
Yumurta
Sindirim yolu
Solunum yolu
Deri ve mukozalar38

İnfeksiyözetkenlerin vücuda girişinde etkili olan diğer faktörler
direkt veya indirekt
Yetiştirme boyunca görülen bulaşmalara lateral veya horizantal bulaşmalar denilir.
Direkt horizontal bulaşma duyarlı hayvanların infekte hayvanlarla yakın temasları sonu şekillenir.
İnfeksiyözlar ingotrakeitis’eyakın temas sonu bulaşma karakteristiktir. İnfekte tavuklar trakede gelişen lezyonlar nedeniyle solunum sırası zorlanırlar. Trakedeki daralmayıaçmak için başlarını sallar, öksürür ve aksırırlar. Bu sırada lezyonlardan çıkan kan ile karışık virusludoku parçaları etrafa saçılır. Hasta tavuklara yakın olan duyarlı tavuklar doğrudan infeksiyözetkenleri alarak infekteolurlar. Horizontalbulaşmalar daha çok indirektolarak gerçekleşir. İndirekthorizontalbulaşmada etkili olan canlı ve cansız faktörler olarak incelenebilir.39
Canlı faktörler:Canlı faktörler başta insan olmak üzere çeşitli kuşlar, kemiriciler, ev hayvanları, sokucu ve ısırıcı böceklerdir.
İnsan faktörü infeksiyöz hastalıkların yayılmasında en etkili ve zararlı faktördür. Kümes veya işletmelerde çalışanlar görevleri gereği her türlüeşya ve malzemeyi elleri ile tutarlar. En basit hijyenik kurallarauymayan bazı çalışanlar elledikleri eşya veya malzemeden ellerine nelerin bulaştığının farkında olmadan hayvanlar arasına girerler. Hayvanları tutar, yemlikleri ve sulukları düzeltir, gerekirse elleri ile temizlerler. Bütün bu işlemler yapılırkenbulaşmaya aracı olurlar.
Diğer canlı faktörler de aynı ölçüde duyarlı hayvanlar için tehlikelidir.
Kuşlar ve kemiriciler kümesler arası yayılmada etkili olurlar. Kümes ve işletmelerde biyolojik güvenliğin sağlanması ile bulaşmada etkili olan kuşlar ve kemiricilerin kümeslere yuvalanmaları önlenmektedir
Cansız faktörler:İndirektbulaşmaların önlenmesinde kulanılanher türlümalzemenin temizliği ve dezenfekte edilmesi önemlidir. İşletmeye giren araçların tekerlekleri dış kapıdan girişte dezenfekte edilmelidir. Yem torbaları ve civciv kutularının yeni ve temiz olmalarına dikkat edilmeli, bu malzemelerin tekrar tekrar kullanılmasına izin verilmemelidir.

Vet. Hek. M. Zeki

Öğrenme serüvenimiz asla bitmeyecek, öğrenmek için öğrenci olmaya devam...

Bir Cevap Yazın

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.
%d blogcu bunu beğendi: