Dünyada ve Türkiye’de Bilimsel Veteriner Hekimliğin Tarihçesi

Dünyada ve Türkiye’de Bilimsel Veteriner Hekimliğin Tarihçesi

 

Dünyada Veteriner Hekimliğinde Okullaşma Süreci
 
  Dünyada veteriner hekimliğin bilimsel gelişimine başka bir deyişle ilk veteriner okullarının açılmasına ne sebep olmuştur?

 
 
 

SALGIN HAYVAN HASTALIKLARI
 

Yüzyıllar boyu süren salgın hastalıklar karşısında özellikle 17. ve 18. yüzyıllarda çok sayıda hayvan kaybedilmiştir.
  

 Bulaşıcı hayvan hastalıklarının en önemlilerinden biri olan ve varlığını ilk çağlardan beri hissettiren sığır vebası hastalığı, yalnız Avrupa’da, 1711-1769 yılları arasında 200 milyondan fazla sığır kaybına yol açmıştır.

Salgın başladığında ilk tutum daha önceki dönemlerden farklı olmamıştır. Kilisenin baskılarına rağmen hastalığın bütün şiddetiyle devam etmesi sonucunda devlet yöneticileri bazı insan hekimlerini salgın hayvan hastalıklarıyla ilgilenmek üzere görevlendirmiştir.
 
  

İTALYA
Dr. Ramazzini:
Ahırlar enfeksiyon kaynağı
Ölen hayvanlar derin gömülmeli,
Ahırlar temizlenerek dezenfekte edilmeli
Hasta hayvanların sağlamlardan ayrılması gerektiğini ileri sürmüştür
Bu bilimsel temelli raporuna karşın hastalıkla mücadele etmenin boşuna bir çaba olduğunu, hastalıkların nedeninin Tanrının insanları cezalandırmasından başka bir şey olmadığını ifade etmiştir.
 
 
 
 
 
Dr. Lancisi:

  Her türlü hayvanın hastalarla teması önlenmeli,
Hastalığın olduğu bölgeden hayvan ve insan çıkışı yasaklanmalı,
Ölen hayvanlar ve atıkları yerleşim yerlerinden uzakta derin çukurlara gömülmeli,
Hastalarla teması olan tüm eşya ve malzemeler yakılmalı ya da sirke ile yıkanmalı,
Ahırlar tütsülenmeli, yemlik ve yalaklar sönmemiş kireçle temizlenmeli
 
Hastalığına yakalanan hayvanların öldürülmesi gerekliliğini ortaya koyarak ilk kez itlaf önermiştir
 
 
  İNGİLTERE
 
 Dr. Bates:
Ahırlar dezenfekte edilmeli,
Hastalık sadece hasta hayvanlarla değil aynı zamanda hastalarla teması olanlarla da yayılır,
Hastalığın görüldüğü tüm sürü itlaf edilmeli
 
İtlaf edilen hayvanların sahiplerine tazminat ödenmesini önermiştir.
 
 Sığır vebası hastalığı konusunda atılan bu çok önemli adımlara karşın ciddi sığır kayıplarının önüne geçilememesi, hayvan hastalıkları ile mücadelede insan hekimlerinin yeterli olmadığını ortaya koymuş ve hayvan hekimlerinin yetiştirilmesi kaçınılmaz olmuştur.

 
 FRANSA

 

1750 yılında görülen büyük salgın ancak 10 yıl içerisinde söndürülebilmiştir.  Bu mücadelede hayvanlarla ilgilenenler ve hekimler ortak çalışmışlar sonunda hayvan hastalıklarıyla ilgilenecek özel yetiştirilmiş insanlara gereksinim olduğunu rapor etmişlerdir. 
Böylece dünyada ilk veteriner okulu 1762 yılındaFransa’nın Lyon kentinde Claude Bourgelat tarafından kurulmuştur
 
 
 
 
   

Dört yıl süreli ve bilimsel nitelikli bir öğretim gören mezunlar, veteriner hekimliği alanındaki bilimsel etkinliklerin de öncüleri olmuşlardır.
 
Onsekizinci yüzyılın sonunda, hemen tüm Avrupa ülkelerinde bilimsel nitelikli veteriner hekimliği okulları açılmıştır.
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
TÜRKİYE’DE VETERİNER HEKİMLİĞİNDE OKULLAŞMA SÜRECİ
 
 Avrupa’da veteriner hekimliği okullarının hızla yayılması sonucunda, tarım devriminin itici gücünü oluşturan hayvan sağlığı garanti altına alınmış; üretim artışı sağlanmış; hayvan ve hayvansal ürünler, küçük sanayi işletmelerinin ham maddelerini oluşturmuşlardır.

 
 Bu gelişmeleri takip etmeyen Osmanlı Devletinde ise Ondokuzuncu yüzyılın ikinci çeyreğine kadar ne bir tıp okulu ne de veteriner hekimliği okulu açılabilmiş; insan ve hayvan sağlığı ile ilgili hizmetlerin, usta-çırak ilişkisiyle yetişen ve bilimsel bir nitelik taşımayan bilgiye sahip ampriklerce yürütülmesine devam edilmiştir.

 
Osmanlı Devletinde 18. yüzyıl sonlarında Batı düşünce sisteminin etkisinin arttığı gözlenir. Bu süreçle birlikte yükseköğretimde iyileştirme girişimlerinde bulunulmuştur
 
 Veteriner Okulunun Açılışını Öncelleyen Olaylar

 
 1826 Yeniçeri Ocağının Kapatılması
 
1827 Tıp Okulunun Açılışı
 
1834 Harp Okulunun Açılışı 
 
1839 Tanzimatın İlanı
 
 
Bu dönem ülke koşulları göz önüne alınarak öncelikle askeri alanda kısmen de sağlık ve teknik alanlarda iyileştirme çalışmaları başlatılmıştır.
 
 
   Ordudaki düzenlemelere yardımcı olması için 1835 yılında Türkiye’ye getirtilen Moltke ordunun hareket gücünü oluşturan hayvanların bakım, beslenme ve sağlıklarıyla ilgilenilmesinin zorunlu olduğunu, bunun için de veteriner hekimlere gereksinim duyulacağını belirterek bir veteriner hekimliği okulu açılmasının zorunlu olduğunu saraya bildirmiştir.

 
 Moltke’nin önerisi üzerine Prusya’dan İstanbul’da veteriner okulu açılmasına yardımcı olması için bir veteriner hekim istenmiştir.  1841 yılı sonlarında Veteriner Hekim Godlewsky İstanbul’a gelmiş ve kendisi hem veteriner hekimliği okulu açmak hem de İstanbul’da bulunan ordu birliklerinin hayvanlarıyla ilgilenmek görevi verilmiştir.
 
Böylece Türkiye’de  bilimsel veteriner hekimliği
1842 yılında İstanbul’da Prusyalı Veteriner Hekim Godlewsky tarafından Askeri Veteriner Okulunun açılması ile başlamıştır.
 
1842 yılında eğitime başlayan askeri veteriner okulunun süresi üç yıl (12 kişi), 1845’de ilk mezunlar

1849 yılında veteriner sınıfları Harp Okulu bünyesinde ve okulun süresi dört yıla çıkarılmış, 1853 mezunlarından iki kişi okulda görevlendirilmiş
 
 
  Öncelikle ordunun ihtiyaçlarını karşılamak üzere kurulan Askeri Veteriner Okulunun mezunlarının, halk elindeki hayvanların hastalıklarının önlenmesinde yetersiz kalması ve  ülke gereksinimlerini karşılayamaması nedeniyle Sivil Veteriner Okulunun kurulması zorunluluğu belirmiştir.

 
 
 
 
  Bu zorunluluğu gören Veteriner Yarbay Mehmet Ali Bey‘in öncülüğünde 1880 ve 1888 yıllarında çıkarılan ve Türkiye’de tarım ve hayvancılıkla ilgili ilk süreli yayın olan Vasıta-i Servetadlı dergide sivil okulun kurulma zorunluluğu sürekli olarak vurgulanmıştır.

  


Mehmet Ali Bey ve arkadaşlarının çabaları nihayet 1889 yılında sonuç vermiş ve ilk Sivil Veteriner Okulu kurulmuş; Müdürlüğüne de Mehmet Ali Bey atanmıştır.

 
 
 
 
  1893 yılında ilk mezunlarını veren Sivil Veteriner Okulunun bu mezunları arasında okul birincisi olarak İstiklal Marşı’nın yazarı Mehmet Akif Ersoy da yer almıştır.
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 Okullaşma Süreci
 
1842 Askeri Veteriner Okulu (İstanbul)
+
1889 Sivil Veteriner Okulu (İstanbul)
 
1921 Yüksek Veteriner Okulu (İstanbul)
 

Vet. Hek. M. Zeki

Öğrenme serüvenimiz asla bitmeyecek, öğrenmek için öğrenci olmaya devam...

Bir Cevap Yazın

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.
%d blogcu bunu beğendi: