Kanatlılarda Koli İnfeksiyonları


Kanatlılarda Koli İnfeksiyonları




KOLİ İNFEKSİYONLARI (Colibacillosis, E.coli infektionen, Infection àcoliforme)

Tavuk, hindi, ördek ve diğer kanatlı türlerinde memelilerin aksine E.coli genellikle ekstra-intestinal infeksiyonlara neden olur.
Kanatlılarda E.coli’den ileri gelen infeksiyonlar
koliseptisemileri, -kolibasillozis, –kronik solunum yolu hastalıkları, -ovaritis, –salpingitis, – peritonitis, –omfalitis, – artritis–yumurta sarı kesesi yangısı, – koligranuloma, –sinovitis3

Etiyoloji Enterobacteriaceae familyasının
Escherichia genusuna ait E.coli,
Gram negatifsporsuz,
 genelliklehareketli
 Bazı suşlar da kapsüllüdür.
 Kanatlılarda hastalık yapan E.coli’lere Avian Pathogenic E.coli (APEC)denilmektedir.
 fakültatif anaerobik4

Epizootiyoloji
başta tavuk olmak üzere hindi, kaz, ördek ve diğer kanatlılarda görülür.
genellikle gençlerin hastalığıdır. Çünkü civcivlerde yaşamın ilk günlerinde henüz immun sistem olgunlaşmamış ve intestinal flora tam olarak oluşmamıştır.
Kötüyetiştirme, mikoplazmalar, viruslar, bazıparazitler ve stres hastalığın oluşmasında predispoze edici faktörlerdir.
E.coli’ler kanatlıların sindirim sisteminin normal florasını oluşturmaktadır.
Aynı zamanda farenks ve trachea’da, çevresel kontaminasyona bağlı olarak deri ve tüylerde de bulunabilirler. Genellikle bağırsak florasında 104-107 cfu/g, tüylerde 108 cfu/g ve altlıkta 106 cfu/g normal kabul edilmektedir. 5
Direkt vertikal bulaşma (oviduct veya over) oldukça enderdir.
Yumurtalar kloakadan geçerken kontamine olabildikleri gibi yumurta folluklarında veya kirli altlığa düştüklerinde de kontamine olabilirler.
Ayrıca salpingitis sonucu da yumurtalar kontamine olabilmektedir.
Dolayısıyla embriyonal ölümler, sarı kesesi infeksiyonu ve omfalitis olguları bu tür bulaşmayla şekillenir.6
Horizantal kontaminasyon diğer kanatlılarla temasveya dışkıyla bulaşmış su ve yemin alınmasıyla olur. bulaşmada sindirim ve solunum sistemi büyük önem taşır.
Solunum sistemiyle bulaşmada genellikle E.coli havayolu ile alınmaktadır. Kanatlılar E.coli’leri ya tozlarla ya da altlıktan inhalasyonla alırlar.
Etken kontamine hava keselerinden basit bir temasla genital sisteme yayılır. Bunun sonucu olarak ovaritis, salpingitis ve peritonitis görülür.
Sindirim sistemi ile alınan etken ise genellikle ishaleneden olur. Özellikle bağırsaklara ait bazı suşlar ishal sonrası infeksiyonu başlatır.
E.coli primer hastalık etkeni olabildiği gibi, bir çok hastalıkta da sekonder etken olarak izole edilmektedir. Önemli klinik bulgulara neden olan E.coli’nin fakültatif patojenik (opurtinist) özelliği de unutulmamalıdır.7

Semptomlar
Kolibasillozisin semptomları etkiledikleri sisteme göre değişmektedir.
Aşağıda E.coli’nin primer veya sekonder olarak etken olduğu infeksiyonların klinik ve nekropsi bulguları verilmiştir.8

1.Solunum sistemi kolibasillozisi: Çok yoğun yetiştirmelerde görülen ve genellikle de mikoplasma veya viral bir infeksiyona E.coli’nin sekonder etken olarak katılması sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır.
Gallus cinsinde daha ziyade paramyxovirus-1, Gumboro, IB ve Ortomyxoyvirus infeksiyonlarında sekonder etken olarak E.coligörülebilir.
Canari cinsinde ise reovirus ve parvouvirus’larla birlikte seyreder.
Broylerlerde 1 aylıktan kesime kadar görülebilir.
Yumurtacılarda ise genellikle 1-3 ayda rastlanmaktadır.
Genellikle halsizlik, depresyon ve tüylerde karışıklık, güçve hızlısoluma görülür. Yine nonspesifik olarak kanatlılarda, gözyaşı ve
sinusitus ve karakteristik olarak da hırıltılı soluma farkedilir.

Nekropside aerosakkulitis’ler,
özellikle hava keselerinde fibrinöz kalınlaşmalar (omlet tarzında)
Visceral organlar koyu renklidir.
Perikarditis ve perihepatitis görülür.9

2.Koliseptisemisi: Genellikle gençlerde görülür.
Civcivlerde halsizlik, iştahsızlık, durgunluk ve anoreksi sonu yüksek oranda ölümlerlekarakterizedir.
Solunum sistemi kolibasillozisi, omfalitis veya sinovitislerin komplikasyonu olarak ortaya çıkar ve genellikle de akut seyreder.

 karaciğer hipertrofiktir, dejenere olan bölümler koyu renkli, bazen de yeşilimtraktır.
 Dalakta nekroz odakları görülebilir ve hipertrofiktir.
Bağırsaklar fazla dolu olup beyazımtrak bir sıvı vardır.
Böbreklerde nefritis tablosu ve ürat birikimlerine rastlanır.
oluşan asites nedeniyle içorganlar parlak görünümdedir.10

3.Genital form Bazı E.coli suşlarının dişi genital sisteme tropizmleri nedeniyle, bu sistemde görülen bozukluklarla karakterizedir.
Özellikle yetişkinlerde veya yumurtaya giriştegörülür. Yumurta kanalının yangısıyla karakterize olup yumurtanın karın içine düşmesiyle ovaritis ve peritonitis (omlet görünümlü) nekropside göze çarpar.
Abdominal boşlukta süte benzer bir sıvı birikimi, kazeöz materyaller ovaryumlarda yangı ve salpingitis gözlenir.
Yumurtacı sürülerde ayda %1’lik ölümler normal kabul edilir ve çeşitli nedenlere bağlı peritonitislerden olduğu düşünülür. Ancak daha yüksek oranların bakım hataları, kanibalizm ve kloaka gagalamaları ve kapalıyetiştirmelerde birim alana düşen kanatlı sayısına bağlı olduğu da unutulmamalıdır.11


4.Artritisler ve sinovitisle
Genellikle viral veya mikoplasmalara bağlı artritislere sekonder olarak E.coli’nin katılması sonucu oluşur.
5.Koligranuloma (Hjarre hastalığı)
Tavuk ve hindilerde sindirim sisteminde granulomlarla karakterize bir hastalıktır.
Bağırsaklar, karaciğer ve mesenteriumda granulamatöz lezyonlara rastlanır. Bazen karaciğerde de benzer bozukluklar görülür.
Nekropsideki bu görünümüile tuberkulozis, lenfoid leukozis ve Marek’le karışır.12


6.Embriyonal ölümler, omfalitis ve yumurta sarıkesesi yangısı
(Yolc Sac Infection)

Genellikle kuluçka hatalarına (kirli yumurta, çatlak yumurta, fumige edilmemiş yumurta) bağlı olarak şekillenen bu tablolarda yangılı göbekten ya da yumurtanın inkubasyon periyodunda kabuktan giren E.coli, embriyoların ölümüne neden olabilir. Bazıembriyolar etkeni alsalar dahi dirençleri nedeniyle canlı olarak yumurtadan çıkış yapabilirler.
Ayrıca E.coli ile birlikte Bacillus cereus, Stafilokoklar, Pseudomonas’lar ve Proteus’lar da olaya katılabilir.
Ancak ekserisinde yumurta sarı kesesi yangısı veya omfalitis şekillenmiştir.
Hayvanlar durgun, iştahsız ve göbek bölgesi şişkin ve kızarıktır.
İlk haftada olan infeksiyonlarda mortalite %100’e
ulaşabilir.13

Nekropside;ölen embriyolarda karaciğer solgun ve gevrek kıvamdadır. Kolayca parçalanır.
Yumurta sarısı peynirimsi, gri-yeşilimsi görünümdedir.
Sarı kesesi infeksiyonundan ölen civcivlerde yumurta sarısı emilmemiş, büyük ve kirli bir renktedir.
Genellikle de peritonitis şekillenmiştir.14
Teşhis

1-Klinik ve nekropsi bulguları:  klinik belirtiler çok tipik değildir.
Nekropsi de görülen hava kesesi yangısı, perikarditis, perihepatitis tabloları, Chlamydia, Pasteurella ve Salmonellagibi mikroorganizmalar tarafından da oluşturulabildiğinden teşhisin mutlaka patojenik E.coli izolasyon ve identifikasyonuyla yapılmasıgerekmektedir.15

2-Laboratuvar muayeneleri: 

Bu amaçla antibiyotik uygulanmamışkanatlıların nekropsi sonucu lezyonlu organları (kalp, karaciğer, dalak, perikardiyal kese ve kemik iliği v.s.) intestinal içerik ile kontamine edilmeden laboratuvarda incelemeye alınır.
a) Bakteriyoskopi; Lezyonlu bölgelerden hazırlanan preparatlar Gram boyama yöntemi ile boyanır. Gram negatif çomak tarzında etkenlerin görülmesi E.coli olasılığını güçlendirir.
b) Kültür: Lezyonlu organlardan kanlı agar, Mac Conkey agar, EMB agar gibi uygun besi yerlerine ekimler yapılır. 24 saat 37°C’lik inkubasyondan sonra üreyen koloniler bazı biyokimyasal testlerle incelenir. İndol üretimi, glukozun fermentasyonu, betagalaktozidaz varlığı, H2S, üre ve sitrat testlerinin olumsuz olması identifikasyonda önemlidir. Bu özellikleri gösteren mikroorganizmanın Avian Pathogenic E.coli (APEC) olup olmadığının belirlenmesi için patojenik bir serogruba (01, 02, 078 gibi) ait olup olmadığı, aerobaktin sentezi, serum dirençliliğinin belirlenmesi, fimbria tesbiti gibi virulense neden olan faktörleri araştırmak gerekmektedir.
c) Hayvan Deneyi: İzole edilen E.coli’lerin patojenite testleri için civcivlere inokulasyondan yararlanılır. Ayrıca enterotoksijenik E.colisuşlarını belirlemek için tavşan lup testi ve infant mouse testleri kullanılmaktadır.16

Sağaltım
İlerlemiş olgularda sağaltımdan yarar beklemek söz konusu olamaz. Ancak hastalığın başlangıcındaki teşhise yönelik yapılacak antibiyogram testiyle uygun antibiyotiğin seçilmesi sağaltım şansını artırır. Gram negatif etkenlere karşı önerilen antibiyotikler E.coliinfeksiyonlarında da kullanılabilir. Ancak aminosidler (örneğin; apramisin) ve polipeptidler (örneğin; colistin) bağırsak bariyerini geçemezler, dolayısıyla oral yolla uygulamada etkisiz kalırlar.
Bazı antibiyotiklerin de parenteral uygulamaları bazıkanatlı türleri için kontrendikedir. Örneğin kolistin sülfat perde ayaklılar (palmipedler) için toksiktir. Bu nedenle sistemik kolibasilloziste ve solunum sistemi infeksiyonlarında başka çözümler bulmak gerekir.17
Sağaltımda mümkün olduğu kadar dokulardan çabuk atılan antibiyotikler tercih edilmeli, bu amaçla en çok kinolonlar, aminosidler (parenteral uygulanmalı), betalaktamazlar, kloramfenikol ve sulfamidlerkullanılabilir.
Antibiyotik uygulaması en az 5 gün olmalı ve terapotik doz 10-20 mg/kg (canlı ağırlık) geçmemelidir.18

Koruma ve Kontrol Koruma amacıyla deneysel olarak ölüveya virulent atenüe bakterilerden hazırlanmış aşılar kullanılmış, ancak homolog suşlarla, infeksiyona karşı genellikle iyi koruma sağlanmasına rağmen, heterolog suşlarla kros-immunite elde edilememiştir. Bu nedenle günümüzde deneysel çalışmaların dışında kanatlıyetiştiriciliğinde antikolibasiller bir aşı pratikte uygulanmamaktadır. Aynı nedenlerden dolayı pasif immunitede de ancak homolog suşların infeksiyonu önlenebilmektedir.
Virulens faktörlerinin antijen olarak aşılarda kullanılmasıyla ilgili araştırmalar devam etmektedir.
Bazı durumlarda koruyucu antibiyotik önerilmektedir. Hastalığı önlemek için aşağıdaki hususlara dikkat etmek gerekir.19
Yetiştirmede kontaminasyon kaynaklarısaptanarak, bunlardan bulaşma engellenmelidir. Genel hijyenik önlemler mutlaka uygulanmalıdır.
İçme suyu iyi kalitede ve temiz olmalıdır.
Kümeslerde aynı yaş ve aynı tür kanatlıbulunmasına dikkat edilmelidir.
Kuluçka makinalerına fumige edilmiş, temiz yumurta konulmalı, yumurta taşıma kapları ve kutuları çok temiz olmalı, çatlak ve kirli yumurtalar hiçbir zaman kullanılmamalıdır.

Vet. Hek. M. Zeki

Öğrenme serüvenimiz asla bitmeyecek, öğrenmek için öğrenci olmaya devam...

Bir Cevap Yazın

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.
%d blogcu bunu beğendi: