Veteriner Onkoloji

VETERİNER ONKOLOJİ

Tümör: aşırı miktarda ve durmayan bir şekilde hücre bölünmesi.
Hücrelerin zedelenme, fonksiyon kaybı gibi durumlarda kendiliğinden adaptif cevap geliştirebilirler.
Hiperplazi, hipertrofi, atrofi, metaplazi.
Hiperplazi: fonksiyon yükü artan organlarda meydana gelen hücrelerin sayıca artmasıdır.
Metaplazi: erişkin bir hücre tipinin reversibl olarak başka bir erişkin hücre tipine dönüşebilmesidir.
Displazi: sürekli iltihap ve irritasyon sonucu ortaya çıkan düzensiz hücre büyümesidir.

Tümorlerin Genel Özellikleri


1) Tümör Anormal bir dokudur.

 Parankim dokusu: prolifere neoplastik hücrelerden oluşur.
 Stroma dokusu: bağ doku ve kan damarlarından oluşan destek dokusudur.
2) Sınırsız olarak büyür.
3) Hücre çoğalması normalden farklıdır.
 Daha hızlı çoğalır bu vücudun yararına bir çoğalma değildir.
 Çoğalma için uyarıma ihtiyaç duymaz.
4) Tümörlerde otonomi
 Normal doku ve organlardaki hücre çoğalması bazı mekanizmaların bazı mekanizmaların kontrolündeyken, tümör hücreleri bu kontrolden muaftır.

Tümörlerin sınıflandırılması

 Biyolojik davranış:
Malign Tümör, Benign Tümör
 Histogenetik(kökeni): Epitelyal, Mezenkimal
 Morfolojik görünüm: Makroskopik, Mikroskopik
ï‚· Diferensiyasyon: neoplastik hücrelerin hem morfolojik hem fonksiyon yönüyle normal hücrelere benzemesidir. Diferensiyasyon kaybı anaplazi olarak tanımlanabilir.

-Biyolojik davranışa göre sınıflandırma:

*Benign tümörler:
 İyidiferensiye, sınırlı, yavaş ve ekspansif büyür.
 Kapsüllüdür, mitotik indeks düşüktür.
 Metastaz ve invazyon yapmazlar.
*Malign tümörler:
 Az diferensiye, invazyon ve metastaz yaparlar.
 Mitotik indeksi yüksek hücrelerden oluşur.
 Hızlı ve infiltratif büyürler.
Tümör Büyümesi:
 Malign tümörler bir hücrenin genetik transformasyonu sonucu başlar. Bunu çoğalma çevreye yayılma ve başka organlara metastaz izler.
 Benign tümörler çevresindeki dokuyu itip sıkıştırarak büyürler. Bu yüzden kapsülleri vardır.

Tümörleri isimlendirme

 Malign tümörler için genel olarak kanser terimi kullanır. Epitelyal kökenli ise karsinom, mezenkimal kökenli ise sarkom son ekini alır.
 Benign tümörler köken aldıkları doku isminin sonuna –om veya –oma son eki alır.
 Embriyonal kökenli tümörlerin sonuna –blastom son eki alır.
 Birden fazla hücre tipinden oluşan tümörler tek bir embriyonal yapraktan köken almışsa miks tümör adını alır.

Preneoplastik Lezyonlar:
neoplastik hücrelere dönüşebilme ihtimali oan nodüllere denir.

Tümör benzeri anomaliler:


 Hamarti:
bir organda normalde bulunan hücrelerin neden olduğu doku defektidir. Hücrelerin olması gereken organizasyonu oluşturamamasıdır.
 Karisti: doğmasal gelişim bozukluğudur. Normalde bir bölgede bulunmayan yapıları tanımlayan (heterotropikkalıntıları ifade eden) bir terimdir.

Kanserin moleküler temeli (onkogenler)

 Karsinogenez ölümcül olmayan DNA hasarlı bir hücreye dayanır. Bu hasarı kimyasallar, radyasyon, virüsler, veya kalıtsal olgular meydana getirebilir.
 Protonkogenler: hücrelerin büyüme çoğalma farklılaşma ve apoptoz için aldıkları iletileri hücre membranından alarak çekirdeğe kadar ileten mekanizmada işlev gören birçok proteinin ekspresyonundan sorumlu olan genler protonkogenler olarak tanımlanır.
 Normal hücre büyüme ve farklılaşmasını destekleyen genler olan protonkogenler herhangi bir neden ile mutasyona uğrarsa onkogene dönüşür.

Tümör supresor genler:


 Hücre proliferasyonunu kontrol ederler, frenleme görevi yaparlar.
 Apoptozu düzenleyen genlerin mutasyonu neoplastik hücre birikimine neden olur.
*P53 Geni:
 Hücre döngüsünü düzenleyen bir gendir. Genomda mutasyon olmasını önleyerek genom stabilitesini korur.
 DNA zarar gördüğünde tamir proteinlerini harekete geçirir.
 Hasar düzeltilemezse apoptozu başlatır.
ï‚· Karsinogenezde genetik hasarın hedefi:
 Büyümeyi stimüle eden protonkogenler.
 Büyümeyi inhibe eden antionkogenler.
 Programlı hücre ölümünü kontrol eden genler
 DNA onarım genleri.

Tümör hücresinin oluşumu:

 Genetik mekanizma: neoplastik dönüşüm somatik hücrelerin mutasyonu sonucu oluşur. Anormal kromozom ve genler üretilir. Bu değişiklik kalıtsaldır. Mitozla kardeş hücreye aktarılır.
 Epigenetik mekanizma: bir bozukluk olmaksızın bütünüyle aktivasyon ve supresyon ile ilgilidir.

Benign ve Malign tümörlerin genel özellikleri


1) Hücre Morfolojisi:

a. Tümörü oluşturan hücreler aynı değildir. Morfolojik farklılıkların artması malignitenin bir işaretidir. (Pleomorfizm)
b. Tümör hücresinin köken aldığı hücreye benzemesi tipik hücre, benzememesi atipik hücre olarak adlandırılır.
c. Yapı düzen ve boyanma özellikleri açısından herhangi bir dokuya benzemeyen hücre üremelerine anaplazi denir.
d. Anplastik hücrelerin özellikleri:
o çekirdek sitoplazma oranı 1/1 e yaklaşmıştır.
o Hiperkromazi: DNA sentezinin ortması sonucu nükleusun koyu boyanmasıdır.
o Anizonükleozis
o Anizositozis
o Pleomorfizm, polimorfizm
o Nükleolus büyüklük ve sayısı artmıştır.
o Kromatin kaba taneli ve düzensizdir.
o Kromozomlarda kabalaşma ve sayıca değişiklikler görülür.

2) Hücre dizilişi ve organizasyon:a. Malign tümörler çevre dokulardaki hücrelerle kontakt halde değildir. Bu durum malign hücrelerin dokulara invazyonu, yeni yüzeylere implantasyonu ve metastaz yapmasını kolaylaştırır.
b. Anaplastik hücreler birbiriyle bağlantı kurmazlar(oryantasyon kaybı)

3) Mitoza. Malign tümörlerde sık, benign tümörlerde seyrek rastlanır.
b. Mitotik figürler artmıştır. Bu mitozlar atipik olup tripolar ve kuadripolar olanlarına sık rastlanır.

4) Dev hücreleri:a. Tümör tipi dev hücreler de diğer dev hücrelerine göre daha az çekirdek bulunur.
b. Çekirdekler birbirinin üstüne binmiş gibi üst üste gelir.

5) Karyotipik değişiklikler:a. Malign hücrelerin kromozomları genelde aneuploid ve üzerinde defektler olduğu görülür.

6) Stroma:a. Destek dokuyu besleyici damarları oluşturur.
b. Stroma bağ dokudan zengin tümörlere skiröz, az stromalı ve parankimden zengin tümörlere ise medüller tümör denir.

7) Damarlanma:a. Tümörün gelimesi damarlanmaya bağlıdır. Benign tümörler normal dokuda olduğu gibi bir damar sistemine sahiptirler. Malign tümörler de ise damarlanma hızlı olduğu için tam oluşmaz ve yarıklar şeklinde görülür. Bu yüzden tümör dokusu tam beslenmez nekroz alanları oluşur. Nekroz bölgesinde kanama ve kireçlenmeye rastlanabilir.
b. Tümör damarlanması tümör hücreleri yada makrofajlar tarafından uyarılır. En önemli uyarıcı tümör angiogenesis faktör olup makrofajlardan salgılanır ve kapillar endotelinin mitojenitesini arttırır. Bu faktörün bloke edilmesi veya tümörü besleyen damarda kan akımının önlenmesi solid tümörlerin büyümesini tedrici olarak durdurabilir. Buna göre tümör büyümesi Vasküler ve Avasküler olmak üzere iki türde görülür.

8) Büyüme hızı:a. Benign tümörler yavaş gelişirler.
b. Malign tümörler hızlı gelişir daha çabuk invazeolur metastaz yapar.
c. Tümör büyümesini etkileyen iki neden vardır.
o Büyüme fraksiyonu: aktif olarak bölünen hücrelerin dinlenme döneminde ki hücrelere oranı.
o Hücre siklusunun süresi: mitoz bölünme oluşan yavru hücrenin tekrar mitoz bölünmesine kadar geçen süredir. Mitoz 4 fazda olur.
1. G1: metabolik dinlenme
2. S: sentez dönemi
3. G2: premitotik dönem
4. M: mitoz bölünme

9) Gelişme şekli:a. İki tür gelişme şekli görülür.
o Ekspansif gelişme: benign tümörler çevre dokuları iterek kendine yer açar. Benign tümörlerin çoğunda kapsül bulunur.
o İnfiltratif gelişme: malign tümörlerin çevre doku ve hücrelere invazyon yoluyla çoğalmasıdır. Bu gelişme en çok direnç gösteren dokular, kıkırdak, fasiya, periost, tendo, ve sikatriks gibi damardan fakir dokulardır.
o İnvazyon dokunun sağlamlığına değil, damarlanma sıklığına bağlıdır.
b. İnvazyon: malign bir tümörün ana tümör kitlesi yanında primer odak ile bağlantısı kesilmeden btişik dokuya yayılmasıdır. 3 aşamada gerçekleşir
o Tümör hücrelerinin tutunması
o Lokal doku bariyerlerinin enzimatik olarak yıkımlanması
o Tümör hücrelerinin hareket etmesi.
c. Tümör hücreleri yayılma için, proteaz glikozidaz ve kollagenaz enzimleri sentezleyebilir.

10) Metastaza. Tümörün uzak doku ve organlarda kendine benzeyen yavru tümörler oluşturması.

11) Nüks.a. Operasyonla alındıktan sonra aperasyon yerinde aynı özelliklerde yeni tümörlerin oluşmasıdır. Çoğunlukla malign tümörlerde görülür.

12) Makroskopik yapı ve şekillenme özellikleria. Benign tümörler vücut yüzeyi ve mukozalarda direnç görmedikleri tarafa doğru ilerler ince bir sap ile çıktıkları dokuya bağlı kitleler oluştururlar.
b. Malign tümörler ise dokuya sağlam bir sapla tutunurlar. Boşluğa doğru gelişen karnıbahar şeklinde büyük kitleler yapabilirler.

Malign tümörlerin yayılması:


Lokal yayılma:
hücreler arası boşluklar, lenfatikler, kan damarlar, seröz zarlar
Metastatik yayılma:
 Malign tümörlerden ayrılan hücrelerin doku araları, kan ve lenf damarları gibi çeşitli yollarla ana tümör kitlesinden uzakta primer tümörden ayrı yeni bir tümör meydana getirmesidir.
 Malign tümörlerin genel bir özelliğidir.
 Stres cerrahi müdahale, halothen anestezisi gbi nedenlerle ortaya çıkabilir.

Metstazın oluşma basamakları: Primer tümör kitlesinden ayrılabilmeli
 Bölgesel dokuyu istila edebilmeli
 Kan damarları veya lenfatiklere girerek emboli oluşturabilmeli
 Embolik tümör hücreleri dolaşımda canlılığını sürdürebilmeli
 Uzak dokulardaki damarlarda tutunabilmeli
 Damar duvarına yapışıp damar dışına çıkabilmeli
 Konakçı savunmasını aşabilmeli.
 Bölgesel invazyon yaparak çoğalmalı ve damarlaşmalı
ï‚· Damarlara invazyon malignitenin bir işaretidir.
ï‚· Çok malign tümörlerde hücrelerin birbiriyle bağları fazla sıkı değildir. Bu yüzden hücreler primer tümör kitlesinden koparak damarlarda emboli yapabilir veya uzak bir dokuda sessizce kalabilir. Bunun kanıtı tümör kitlesinin operasyonla alınmasının ardından yıllar sonra bile aynı şekilde yeniden çıkabilmesidir.

Metastaz çeşitleri: Lenfotejen metastaz
 Hematojen metastaz
 İmplantasyon metastazı
 Kontakt metastaz
 Kanaliküler metastaz

Lenfatojen metastaz: Lenf damarları yoluyla yayılma şeklidir.
 Daha çok karsinomlarda görülür.
 Lenfatiklere giren tümör hücreleri tümör emboluslarına ve lenfangiozis karsinomatoza-sarkomatoza ya neden olur
 Lenf damarlarından kopan tümör hücreleri emboli oluşturabilir. Bu embolik hücreler lokal lenf yumrularına giderek sub kapsüler sinusta tutulur. Ve çoğalarak metastatik büyümeyi başlatırlar. Bölgesel lenf düğümüne yerleşen tümör hücreleri lenf düğümünün büyümesine neden olurlar.
 Bazen emboliolan damarlarda lenf akımı olmaz ve akım anastomzlar aracılığıyla geriye doğru ters akıma geçer buna restrograd metastaz denir.
 Lenf sisteminde ki tümörler önce ductus thoracicus a oradan sağ atriuma ve akciğerlere gelir. Buralara metastaz yapar

Hematojen metastazı: Kan damarları yoluyla olur.
 Sarkomlar sıklıkla, karsinomlar ileri devrelerde bu yolu kullanırlar.
 Kanser hücreleri dolaşımda ya tek tek yada üzerleri fibrinle kaplanmış şekilde bulunabilirler.
 Primer tümör venalarla hangi organa bağlı ise metsatazları o organa olur. Buna vena drenajı denir.
 Mide – bağırsak kanseri  V. Porta  karaciğer
 Böbrek karsinomları  V. Cava  akciğer
 Hayvanlarda çoğu malign tümör kan akımının ve kapillar ağın yoğun olması nedeniyle akciğerlere metastaz yapar.
 Arter duvarları kalın olduğundan tümör hücrelerinin buraya invazyon yapması zordur bu yüzden pek sık görülmez.
 Dalak tümörlerinin az görülmesinin nedeni, folikül arterlerinin duvarlarının kalın olması ve tümör hücrelerinin bu damarlardan çıkamamalarıdır.

İmplantasyon Metastazı: Tümör yüzeyinden mekanik olarak kopan hücreler tarafından gerçekleştirilir.
 Seröz boşluklarda sık görülür.
 Pankreas ve mide bağırsak adenokarsinomları serozaya kadar ulaşırsa eğer, sıvı ve peristaltikler sayesinde tüm serozaya yayılır ve çok sayıda metastaz yapar. Bununla birlikte peritonun lenf drenajı bloke edilir ve asites meydana gelir.

Kontakt Metastaz: Temas halinde ki dokularda görülür.
 Alt ve üst dudakta görülen malign tümörler, anal bölge kuyruk altı derisi.
 TVT(transmissible venereal tumor) dişi köpek vagina ve vulvasında ki tümör koitusla erkek köpeğin penis ve prepusyumuna geçer.

Kanaliküler metastaz. Bronş-bronşiyol, idrar yolları, safra kanalları yollarıyla yayılır.
ï‚· Metastazın morfolojisi:
 Metastatik tümör, renk kıvam ve mikroskobik yönden primer tümöre benzer.
 Difrensiyasyon derecesinde genellikle farklılık yoktur
 Metastatik lezyon primer tümörden daha az invazyon edici olup kapsüllü bile olabilir.
 Bu benzerliklerden faydalanılarak primer tümörün yeri tahmin edilebilir.
ï‚· Metastazda organ önceliği:
 Osteosarkom  akciğer
 Lenfoma timus, bağırsak ve böbrek korteksine
 Dalak hemangiosarkomları  karaciğer
 Akciğer kanseri  kemik

Prognoz: Yayılma derecesi ve metastaz durumuna göre yapılır.
 En önemli faktör tümörün biyolojik davranışıdır.
 Diğer faktörler tümörün lokalizasyonu histolojisi büyüklüğü ve büyüme hızıdır.

TNM Sistemi T – Primer tümörün büyüklüğü ve genişliği
 N – Metastaza uğrayan lenf düğümü
 M – Yakın ve uzak organ metastazları
 Buna göre:
ï‚· Stage 1: T1 N0 M0
 T1(tümör primer bölgede sınırlı) N0 (lenf nodu tutulumu yok) M0 (metastaz yok)
ï‚· Stage 2: T1 N0-N1 M1
 T1(Tümör primer bölgede sınırlı) N0-1(lenf nodu tutulumu yok veya lokal lenf tutulumu var) M1 (primer olarak aynı boşlukta metastaz var)
ï‚· Stage 3: T2 N1-N2 M2
 T2(komşu dokulara invazyon) N1-2(lokal veya uzak lenf tutulumu var) M2 (uzak organ metastazı var)

Tümör Nedenleri:-Tümör oluşumuna yatkınlık:1) Yaş:ï‚· Tümör her yaşta görülebilmekle birlikte çoğunlukla yaşlılarda görülür.
ï‚· Latent dönem için yeterli zaman
ï‚· Kanserojenlere daha fazla maruz kalırlar.
ï‚· Hormonal dengesizlikler
ï‚· İmmun sistemde zayıflama
ï‚· İnsan için 55-75
ï‚· Kedi-köpek için 6-14
ï‚· İnek için 5-14 yaşlar kritiktir.
ï‚· Herhangi bir hücrede meydana gelen nokta mutasyonu ve kromozom translokasyonu hücresel DNA onarım mekanizmaları sayesinde çoğu zaman onarılabilir. Fakat tam yapılamayan onarım kalıcı hasara neden olur ve bu hasarlı hücreler yavaştan birikmeye başlar. Buna pasif karsinogenez denir.
2) Irk:ï‚· Hereford cinsi sığırlada göz çevresi pigmentsiz – oküler yassı hücreli karsinım
ï‚· Kır donlu atlar – melanom
ï‚· Kedi-köpek – meme kanseri
3) Cinsiyetï‚· Dişi köpek erkeğe, erkek kedi dişiye oranla tümöre daha yatkındır.
4) Organ dispozisyonuï‚· Köpeklerde bazal hücreli karsinom ve ter bezi kanseri yüz derisinde
ï‚· Bağırsak kanseri jejenum ve rektumda
ï‚· Atlarda papillomlar dudaklar ve burun çevresinde, melanomlar yaşlı kır donlu atlarda anüs çevresinde görülür.
5) Heredite (kalıtım)ï‚· İnsanda over, meme, kolon, prostat tümörleri ve malign melanomlar açısından ailesel yatkınlıklar belirlenmiştir.
ï‚· Retinoblastom, nörofibromatoz, kolon polipozisi otozomal dominant geçişli kalıtsal tümörlerdir.

Tümör yapıcı sebepler:Fiziksel sebepler1) Kronik irritasyon ve travma:ï‚· Basınç sürtünme gibi mekanik etkilerden kaynaklanır.
ï‚· Daku kaybı – kronik yangı – rejenerasyon – tümoral oluşum
ï‚· Yara üzerinde karsinom oluşma olasılığı normal doku hücrelerine oranla daha fazladır.
ï‚· Yanık bölgelerinde papillom, yassı- bazal hücreli karsinom
ï‚· Mide bağırsak ülseri – karsinom
2) Radyasyon:ï‚· Güneşin Uv ışınları
ï‚· Denizci ve çiftçilerde elde ve yüzde hiperemi – hiperkeratoz – hiperpigmentasyon – deri kanseri
ï‚· UV ışınlar primidin dimeri oluşturur.(bitişik herhangi iki primidin bazı arasında meydana gelir. Malign melanoma neden olabilir.
ï‚· Röntgen ışınları direk DNA hasarı oluşturur.
ï‚· Köpeklerde tüm vücut radyasyonunda retikülüm hücre sarkomu myeloid lösemi ve lenfoma görülür.
ï‚· Toryum osteosarkom, uranyum akciğer karsinomuna neden olur
3) Isı:ï‚· Yüksek ısı – yara – kanser.
ï‚· Pipo içenlerde alt dudak karsinomu
ï‚· Tibet kangri karsinomu

Kimyasal sebepler1) Polisiklik aromatik hidrokarbonlar:ï‚· Kömür katranından elde edilen güçlü karsinojenik maddelerdir.
ï‚· Derdie papillom ve deri kanserleri, deri altında sarkomlar oluşturabilir
ï‚· 3-metilkolantren ve 7,12-dimetilbenzantrasen deneysel amaçlı kanser oluşturabilir.
ï‚· 3,4 benzipiren günlük hayatta en sık karşılaşılan kanserojenlerdir.
2) Aromatik Aminlerï‚· Anilin boya sanayisindeki işçilerde mesane kanseri oluşturur. Asıl karsinojenik madde 2-naftilamin’dir.
ï‚· 2-asetilaminofluoren (AAF) insektisit olarak kullanılır, hayvanlarda mesane karaciğer akciğer ve uterus kanserler oluşturabilir.
ï‚· Aspergillus flavus’un ürettiği aflatoksin B1 rat kanatlı alabalık ve maymunlarda karaciğer karsinomu hindilerde hepatoma yol açar.
ï‚· Eğrelti otunu bulan adam: prof mahir büyükpamukçu
ï‚· Meslek hastalıkları beta-naftilamin – mesane kanseri
ï‚· Benzen – lösemi
ï‚· Vinil klorit – karaciğer hemangiosarkomu
ï‚· Arsenik – deri akciğer karaciğer karsinomları

Çok Basamaklı Karsinogenez Modeli Akut transforme edici retroviruslar dışında bütün tümör oluşturan sebeplerde bu mekanizmanın geçerli olduğu düşünülmektedir.
 Buna karsinogenez üç basamakta gerçekleşir.
 İnisiyasyon: hücrede başlangıç değişikliğini
 Promosyon: değişiklikten sonra hücrenin çoğalmasını
 Progresyon: malignite potansiyelinin basamak basamak artışını ifade eder.

İnisiyasyon: Bir karsinojenin dokuda yol açtığı ve hücrelerde kalıtsal olarak kalıcı iz bırakan geri dönüşsüz mutasyondur. Bunların en önemli özelliği DNA hasarıdır.
 Bazı karsinojenler direk bazılarıda ER’de çözülebilir transferazlar ile enzimatik dönüşüm sonucunda inisiyasyonu şekillendirir.
 Tüm karsinojen kimyasallar eksik elektrona sahiptir bu yüzden DNA RNA gibi elektron yönünden zengin atomlarla birleşirler.
 Tümör hücrelerindeki farklılaşma,onkojenlerin RNA’lara bağlanarak bozuk kalıplı mRNA kalıpları oluşturmalarından kaynaklanır.

Promosyon Bir çok maddenin kanser oluşturma yeteneği hiç yada az kanser oluşturma yeteneğini olan birtakım maddelerce arttırılabilir.
 Böyle maddelere promotör, bu olaya ise promosyon adı verilir.
 DNA insiyatörleri geri dönüşlü olmayan bir mutasyona sebep olur. Bu promotörler kontrol mekanizmalarını bozarak, hücre çoğalmasını ve anormal transformasyonu sabitleştirir.
1) Tek başına insiyatör  tümör oluşmayabilir.
2) İnisiyatör uygulamasından sonra tekrarlayan promotör uygulamaları tümör oluşumu ile sonuçlanır.
3) Tek başına promotör tümör geliştirmez.
4) Önce promotör sonra inisiyatör uygulaması tümör oluşturmaz

Progresyon Progresyonu sağlayan ajanlar tümörün büyüme hızını, invazyon yeteneğini ve metastatik potansiyelini etkilerler.
 İnisiyasyon genellikle hafif genom bozukluğuna, progresyon ağır genom hasarlarına neden olan irreversible değişikliği ifade eder.

Onkojenik Virüsler Viruslar onkojenik etkilerini 4 şekilde gösterirler

1) Virusun taşıdığı bir onkogenin direkt etkisi
2) Konakçıdaki bir geni etkileyen viral bir faktör
3) Anti-onkogenleri güçsüz veya etkisiz kılan faktörler
4) Hücre üremesini etkilemeyen fakat tümörün büyümesi metastazı veya diğer davranışlarını etkileyen genler.

 RNA Virusları
 Retro viruslardır.
 Konakçının yaşı virusun karekteri immun sistemin güçlü olması onkojeniteyi doğrudan etkiler
 Koyunların pulmoner adenomatozisi-akciğerde bronşiyoalveoler karsinom
 Retroviruslar reverse transkriptaz olarak bilinen bir enzim taşırlar.
 Hücreye giren virus tek şeritli RNA’yı tek şeritli bir DNA gibi taklit eder. Sonra bu DNA’yı çift şeritli haline dönüştürür. Ve diğer hücre genleriyle birlikte çoğalır.
 Onkojen retroviruslar
 Akut transforming retroviruslar
 Hızlı şekilde tümör olutşrurlar ve genellikle sarkomlara neden olurlar.
 Viral replikasyonda etken kendi RNA’sının bir bölümünü kaybeder ve çoğalmak için başka bir virusa ihtiyaç duyar.
 Kronik Transforming Retroviruslar
 İnkübasyon süresi uzun kronik seyirli tümörlere sebep olurlar.
 Horizontal bulaşırlar başka hastalıklara da neden olurlar.
ï‚· Parazitler
 Kronik irritasyon yaptıklarından tümör oluştururlar.
 Gongylonema neoplasticum -sıçan midesinde papillom ve karsinom
 Cysticercus fasciolaris- rat karaciğerinde sarkom
 Eimeria stiedai- tavşan safra kanalında papiller adenoma
 Cnemidocoptes mutans- tavuk bacak derisinde karsinom,
 Spirocerca lupi- köpek özefagusunda fibrosarkom
 Gastrofilus larvaları- at midesinde papillom ve karsinom
 Clonorchis sinensis- kedi ve köpekte safra yolu kanserleri
ï‚· Hormonlar
 İnsan ve deney hayvanlarında hormonların tümöre neden olduğu bilinmektedir.
 Uygun cisiyet hormonu tümör büyümesini arttırırken zıttı tedavi edicidir.
 Köpek prostat karsinomları insandakinin aksine androjenlerle ilgili değildir.

Vet. Hek. M. Zeki

Öğrenme serüvenimiz asla bitmeyecek, öğrenmek için öğrenci olmaya devam...

Bir Cevap Yazın

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.
%d blogcu bunu beğendi: